KETEBE Hat Sanatı, Ünlü Hattatlar, Hat Sanatkârları ve Eserleri
KETEBE Hat Sanatı, Ünlü Hattatlar, Hat Sanatkârları ve Eserleri

Cevrî İbrahim Çelebi

Hattat
Ölüm Tarihi H. 1065
M. 1654-1655
Mezar Yeri İstanbul-Eğrikapı

Sanatkâr Hakkında

Muhtemelen devşirmelerden olup bir bey konaşındar eğitim görmüş, ayrıca Galata Mevlevîhânesi şeyhi Ankaravî İsmâ‘il Dede’ye bağlanarak, Beşiktaş ve Yenikapı mevlevîhânelerine devam etmiştir. Bu esnâda Mevlevî Derviş Abdî’den de ta’lik dersleri almıştır. Dîvân-ı Hümâyûn Kitâbeti’nde başladığı memuriyetten sıkılarak, bir müddet sonra istifa etmiş ve şiir ve telif sahasındaki çalışmalarına yönelmiştir. Son zamanlarında Melâmî-Bayramî Târikatı’nın ileri gelenlerinden olan Reisü’l-küttâb Sarı Abdullah Efendi ile yakınlaşmış olan Cevrî İbrahim Çelebi, H. 1065/M. 1654 'teki vefâtından sonra Eğrikapı hâricindeki Cemâleddîn Uşşâkî Tekkesi civârına defnedilmiştir. Cenâzesine sâdece Sarı Abdullah Efendi ile bir miktar dervişi katılmış ve vasiyeti gereği mezartaşı dikilmediğinden, mezarının yeri sadece dostlarında mahfûz kalmıştır. Vefâtına şu mısra tarih olmuştur: Eyle yâ Rab Cevrî’ye firdevs-i a‘lâda mekân

Hocaları

no image
Derviş Abdî
Ta’lîk

Ketebe.org İsmail Orman

Selîm-nâme, Hilye-i Çehâr-yâr-ı Güzîn, Hall-i Tahkikat, Melhame, Nazm-ı Niyâz gibi manzûm ve Aynü’l-füyûz gibi mensûr eserler vücûda getirdiği gibi nâmına bir de Dîvân tertîb etmiş olan Cevrî İbrahim Çelebi’nin geçimini müstensihlikten çıkararak Şeh-nâme, Târîh-i Vassâf, Künhü’l-ahbâr ve Mesnevî-i Şerîf’in çok sayıda nüshâsını kaleme almıştır. Öyleki, üstâd mertebesine ulaşmış olduğu hurde ta’likle istinsâh etmiş olduğu eserler zamanında bir hayli rağbet görmüş, hatta Şeyh Gâlib, kendisine onun hattıyla bir Mesnevî-i Şerîf hediye eden Sultan 3. Selîm'e teşekkür için yazdığı kasîdedeki,

Aceb bir Mesnevî-i pür-bahâ kim Cevrî hattıyla

Dil-i uşşâk-ı zâra cevr-i gerdûn amân verdi

beyti ile hüsn-i hattaki mevki’ini beyân etmiştir.

Seri’ü’l-kalem bir hattat olduğu nakledilen Cevrî İbrahim Çelebi’nin günde 1000 beyit yazıp 1000 akçeye sattığı, Tezkîre-i Safâ’î’de beyân edilmekte olup Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen kütüphânelerinde tesâdüf edilen âsârı da buna delîldir. Öte yandan Millet Kütüphânesi’nde bulunan H. 1052/M. 1642 tarihli Dîvân-ı Hayretî(Ali Emiri, 122)’yi rika’ ile yazmış olması, aklâm-ı sitteye de vâkıf olduğuna işaret etmektedir.

Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphânesi(E.H. 1623) ile Kayseri Râşid Efendi Kütüphânesi’nde(1286) bulunan hatt-ı destiyle muharrer Divân Cevrî’nin yanında, yine Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphânesi’nde H. 1039/M. 1629 tarihli Terceme-i Şad Kelime-i Alî(R. 1914) ve Ankara Millî Kütüphâne’de de H. 1030/M. 1620 tarihli Ruşenî Ömer Dede’nin Külliyyât(A. 3828) adlı eseri bulunmaktadır. Te’lifâtından olan Hilye-i Çehâr-yâr-ı Güzin’in H. 1050/M. 1640 senesinde ta’likle istinsâh ettiği nüshâsı da Macar Bilimler Akademisi Kütüphânesi’ndedir(13362).

Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin, Tuhfe-i Hattatin

Şehrâh-ı şâhire-i hafiyye-i ekmeliyyenin safâ-dîde-i cevri ve zâtında berekât-ı Hâlîlâne ile yegâne-i devri ve güzîde-tavrı olup Derviş Abdi’den temeşşuk ile üstâd-ı ta’lîk-nüvîs ve şâ’ir-i mâhir-i belâgat-enîs olmakla zât-ı kerîmleri her ne mertebe mazhar-ı sena olsa şâyân ve ma’ârif-i gûn-â-gûnda müşârün bi’l-benân-ı zaman olup bi’l-hâssa şikest ta’lîkte be-dürüstî emsâl-i sâ’iresi nâyâb ve nazar-kerde-i şârih Abdî-i Re’îsü’l-küttâb olduğu emsâl-i sâ’ireden olmakla sahn-ı senalarında, eşheb-i hâme-i hoş-hırâma ruhsat-ı cevelân ile irhâ-yı inan olunmadı. On sekiz aded Mesnevi-i Şerif ve sâ’ir resâ’il ü mecmû’a-i matbû’alar yazıp eser-i kalem-i mu’ciz-rakamları bir mertebe revâc-yâfte idi ki, her beyti birer paraya olmak üzere manzûme-i bisyâr yazmıştır. Âsâr-ı manzûmesinden Hilye-i Çâr-gâr-i Güzin ve Hall-i Tahkikat (1057) ve Melhame ve müretteb dîvân-ı eş’âr ve sâ’ir eser-i şîrîn-kârı vardır. İntikâline Râ’î merhum bu mısra’ı târih bulmuştur:
Eyle yâ Rab Cevrî’ye firdevs-i a’lâda mekân (1065)